Buğra BİLECEN ‘den Haftalık Köşe Yazısı
Uzun süredir üzerinde çalışmış olduğum bu bölümü sonunda sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyorum. Burada geçen her kelimeden kendim sorumluyum, kesinlikle geri adım atmayacağım ve kimseden hiçbir çekincem yoktur. Türkiye ‘de her ne kadar sınırlı da olsa düşünce özgürlüğü denilen bir özgürlük kavramı var ve bundan sonuna kadar faydalanıp kimi zaman kendimi kimi zamanda sizleri temsil edeceğim. Pürüzsüz Kağıt ”1.Yaprak” ile yazıma mürekkep damlalarımı yavaş yavaş damlatıyorum.
Pürüzsüz Kağıt “1.Yaprak”
Eğitim ülkemizin gelişimi için ve toplumumuzun refah düzeyi için son derece önemli bir unsur. Her ne kadar şuanki ekonomik krizden dolayı üniversiteli gençlerin açıkta kalmasına rağmen, bilinçli ve kültürlü insanların ülkemizde mevcut olması idealdir. Bu idealde cahil olan ve cahil kalacak tüm insalarsa bize köstek olacaklardır. Fakat Atatürk ‘ün şu sözünü de unutmamak gerekir: “…okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.”.
Aydın şehri yıllardır eğitimde başarılara imza atmış bir şehirdir ve ülkemize birçok vasıflı insan kazandırmıştır. Bunda Aydın ‘da bulunan tüm öğretmenlerin katkısı oldukça fazladır. Tüm öğretmenler derken bu gruba özel eğitim kurumlarındaki öğretmenler de kuşkusuz dahildir. Ancak son zamanlarda havaların da ısınmasıyla okullarda bir rahatlık havası oluşmaya başladı. Ve gittikçe başarıyı azaltmaya yönelik bir tehdit unsuru haline geldi. Aydın ‘daki okullarımızda da bu durum gözlenebilmekte. Başta bu durumdan öğretmenler rahatsızlık çekiyor, öğrencileri kontrol altında tutamadıkları için derse çok geç giriş yapabiliyorlar. Öğrenci gözünden bakıldığındaysa öğretmenlerde sınıfa hakimiyet problemi var. Benim ve bir başkasının maalesef ki bu duruma müdahale etme şansı yok. Fakat tavsiye etmek gerekirse, tüm öğretmenlerle bir toplantı yapılıp çeşitli çözümler oluşturulabilir. Eminim ki bunu yakın zamanda okul müdürleri düşünecektir. Böyle müdahalelerin tamamen okullarımızın başarısı adına yapmak gerekiyor. Çünkü Aydın ‘da son yıllarda yüksek oranda başarı düşüşü var. Bu düşüşün sebebiyse hala saptanamadı.
Ben kafalarda hiçbir yargı oluşturmak istemesem de şuna değinmek istiyorum. Şu 3-4 sene içerisinde birçok anadolu lisesi açıldı. Anadolu liselerinin açılmasıyla birlikte tayinler de ortaya çıktı. “Acaba bu tayinler okullarımızı ne yönde etkiledi?” şeklindeki bir soruyu Aydın Milli Eğitim Bakanlığı ‘ndaki bir yetkiliye sormak içimden geçmiyor değil. Sonuç olarak Aydın ‘ımızın eğitimdeki eski günlerine dönmesi için acilen bir şeyler yapması gerekiyor. Önümüze istatistikleri alıp bir inceleme yapmamız yeterli değil. Bu son olarak yapılacak ÖSS ’den sonra yeni sisteme geçerken, il olarak da yeni bir yapılanma içine girmeliyiz.
Buğra BİLECEN